Aynı sokaklarda yürüdüm bugün yine.
Ama yolların tersine, seninle yürüdüğümüzün tersine yürüdüm.
Yanlız basıma bir bara gittim, senin gitmeyeceğin tek bara.
Yanlız başıma içtim, hayretle baktılar bana.
Yanlız içtiğimi görünce yanlız olduğumu anladılar, haklılar.
Sensiz içtim bugün, hikayeler yarattım geçmişimle ilgili.
Paranoyalarım bile terketti beni bugün.
İçtim, içtim, içtim, düşündüm.
Dengede nasıl duracağımı düşündüm, sensiz.
Sormuştun ya nasıl bağlandın bu kadar çabuk diye.
Gülüşüne, bastırdığın duygularına, ellerine bağlandım bu kadar çabuk.
Bana 4 ayda sunduğun her şey için güvendim.
Belki yanıldım, yanıldın.
Biliyorum, bugünden sonra dönmek istediğim düne hiç bir zaman dönemeyeceğim.
Aynı sokaklarda yanlız yürüyeceğim bu sefer.
Minibüsleri sevmiyorum, sarılmaları, sigaraları ve parfümleri.
Kaldırımları sevmiyorum, köpekleri, ve küpelerimi.
Artık o parfümü hiç sıkmıyorum.
Sanki her şey seni hatırlatmak için konulmuş yerli yerine.
Bıraksalar ölümümü beklerim bu odada.
Aramanı beklediğim gibi.
Artık hiç aramayacağın gibi.
Başkalarına ögüt verirken neden kendim hiç almadım?
Neden beklemedim, her şey düzelebilir diye.
Çünkü bencilim, çünkü seni hemen istedim.
Ve tamamen kaybettim.
Oysa bi hayat boyu sahip olabilirdim, herşeyinle sana.
Paranoyaların, seni koruyamayan kahverengi ceketin, nefret ettiğim sigaran.
Hepsine razıydım. Hepsine hazırdım.
Tam de sen olmuyo derken, ve gidişimde bana sarılırken,
Ağlıyordum ben aslında.
Beni bırakma diye.Görmedin sen, üzgündün biliyorum.
Ama geçmişindesin sen, baksana aynaya.
Kendi yüzünü unutmuşsun, gülüşünü.
Hala eski fotoğraflar asılı duvarında.
Dayanamadığım sen değilsin veya aramayışların.
Dayanamadığım geçmişinle, onunla baş edemeyecek olmam.
Ne yaparsam onunla karşılaştırılacağım, biliyorum.
Ve ne yapmasam, o yapmış olacak.
Ne kadar ben gelirsem, o kaçmış olacak.
Bende hep onu arayacaksın, biliyorum.
İşte bu yüzden önemi yok dedim.
Yok çünkü, kendimi kandıramam.
Senin kendini kandırmana izin veremem.
Kendini yen, kendini bul ve ona git.
Yaşayamadığın, pişman olduğun her şeyi yaşa sen.
Ben de kendi yolumu bulacağım, söz.
Son kez, sana, gülüşüne ve bu şehrin lanet kaldırımlarına
Son bir elveda.
Ben artık bildiğin ben değilim.
Bir masaldı okuduğum, bitti.
Şimdi yeniden uykuma dönüyorum, bu berbat hayata dönüyorum.
İlk kez birini hayata döndüremedim, ve kendimi de onunla kaybettim.
Üzgünüm, eskisi kadar güçlü olamadığım için.
Sana hayatı gösteremediğim için üzgünüm.
Aslında kaçmak istemedim senden, ama dedim ya taşıyamıyorum.
Sonrasında çok pişman olmak var, biliyorum.
Korkuyordum, evet. Ben de.
Ve şimdi korkumun arkasına saklanıp kendimi senden saklıyorum.
Bulmanı istesem de bulamayacağın bir yerdeyim.
Canını yakıyorum, bana yaklaşma diye, üzgünüm.
Zorundayım, çünkü sen de üzersen beni hayata inancım kalmayacak.
Dedim ya, bencilim.
Ve gidiyorum şimdi.
Bulma sakın beni, ya da birgün bul beni.
Emin olursan, olmayacaksın nasılsa.
Benim olabiliceksen, ki olamayacaksın hiçbir zaman tamamıyla.
